Op. Dr. Turab İsmayilov Business Channel Kanalında Keyifli Bir Röportaj

Cem Elvanlıoğlu: Programımıza hoş geldiniz Op. Dr. Turab İsmayilov Bey.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Merhaba hoş bulduk.

Cem Elvanlıoğlu: Nasılsınız?

Op. Dr. Turab İsmayilov: Çok teşekkür ederim sizler nasılsınız?

Cem Elvanlıoğlu: Çok teşekkür ederiz, sizleri tanımak isteriz öncelikle.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Ben bir plastik cerrah uzmanıyım, Türkiye’ ye 17 yaşımda geldim Azeri asırlıyım. Hacettepe Üniversitesi plastik cerrahi bölümünden ihtisastiyim. Mezuniyetim de aynı zamanda Hacettepe yani, kocaman bir 12 senemi Ankara’ da geçirdim. Ondan sonrada özel olarak İstanbul’ dayım. Yaklaşık 2 yıldır. Plastik cerrahi olarak çalışmaktayım.

Cem Elvanlıoğlu: Peki Ankara’ dan sonra İstanbul farklı geldi mi size?

Op. Dr. Turab İsmayilov: Tabi ki farklı geldi çünkü, arada dağlar kadar fark var. Hayat İstanbul’ da çok daha hızlı, ulaşımın zaten zor olmasını söylememe bile gerek yok.

Cem Evlanlıoğlu: Ankara daha ufak bir şehir tabii.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Ankara daha bir ufak, daha bir ulaşımı kolay bir yer.

Cem Evlanlıoğlu: Ankara’ yı ben köy olarak adlandırıyorum ama Ankara’ lı arkadaşlar biraz kızıyorlar bana.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Tabi şimdi Ankara’ ya bakınca İstanbul’ da arabayı hepimiz hızlı kullanıyoruz. Bu sebepten dolayı herkesin bir acelesi var İstanbul’ da hayat çok daha hızlı. En azından benim gördüğüm bu.

Cem Evlanlıoğlu: Hacettepe Üniversitesi bence Türkiye’ nin en iyi üniversitelerinden bir tanesi, hatta belki en iyisi denilebilir. Orada yetişen hekimlerin daha farklı olduklarını gözlemliyorum ben. Şimdi sektörümle alakalı olarak, bir doktorun Hacettepe Üniversitesinden çıktığını konuşmasından yakalayabiliyorum veya sorduğu sorulardan anlayabiliyorum. Hacettepe Üniversitesi diğer üniversitelerden farklı olarak size ne katmış olabilir?

Op. Dr. Turab İsmayilov: Sadece bir tane cümle söyleyebilirim, nosyon farkı olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de yeteri kadar bir başarı sağlıyor hayatta size.

Estetik cerrahı olarak ağırlıklı olarak yaptığınız işlemler nelerdir?

İstanbul’a gelince Hacettepe’ de gördüğümüz biraz daha idealist biraz daha plastik cerrahinin, halk arasında plastik diye bilinen bizim gördüğümüz rekonstrüktif işlemlerini daha fazla yapıyorduk. Bunların üzerinde daha yoğun bir zaman harcıyorduk. Fakat İstanbul’ da bu biraz daha azalmaya doğru gitti ve daha çok estetik üzerine yoğunlaştık. Estetik ameliyatı yapmaya başladık, özellikle burun ameliyatları, liposuction ameliyatı ve vücudu şekillendirme ameliyatlarını daha ağırlıklı yapmaya başladık.

Hastalarınız burun ameliyatı için daha çok ne söyleyerek geliyorlar?

Bazıları açıkçası kendilerine doğruyu söylemeden geliyorlar. Mesela diyor ki, nefes alma problemim var aynı zamanda da burun ameliyatı olmak istiyorum. Bende diyorum ki; güzel ama bu neye benziyor? Hava çok soğuk, ısınmak için bir arabaya ihtiyacım var hadi ben gidip bir araba alayım demek gibi bir şey bu esasında. Aynı zamanda da hastalarıma şunu söylüyorum; nefes alma ameliyatı çok basit bir ameliyattır, daha doğrusu estetik cerrahisine göre biraz daha kolay bir ameliyat. Eğriyi düzeltmek ve nefes almayı sağlamak, bu gayet fonksiyonel bir ameliyattır.

Benim görüşüme göre nefes almayı düzeltmişken aynı zamanda estetik ameliyatta yaptıralım görüşü çok güzel bir düşünce değil benim açımdan. Bu yüzden hastalarıma ilk olarak söylediğim şey kendilerine karşı açık sözlü olmalarıdır. Diyelim ki; evet, ben burnumun görünüşünden rahatsızım bunu düzeltmek istiyorum.

Rinoplasti işleminde sizin farkınız nedir?

Bir çok estetik cerrah var İstanbul’ da. Bir çoğunun farklı farklı uygulamaları var. Mesela hastaların fotoğraflarını çekip simülasyon programlarını kullanan cerrahlar var. Bunlar daha çok işin pazarlama kısmına giriyor.

Benim temel farkım; bu işlemi gerçekleştirirken, ben kendim şu anda Hacettepe’ de halihazırda anatomi bölümünde doktor öğrencisiyim aynı zamanda. Doktor öğrencisi olduğum için de insan anatomisine biraz daha hakimim. Hacettepe’ de yaptığımız diseksiyonlar ile burun bölgesinin anatomisine çok daha hakim olduğumuz için biraz daha az işlem yaparak müdahale ediyorum.

Mesela farklı olarak kapalı burun ameliyatı gerçekleştiriyorum.

Kapalı burun ameliyatı nedir?

Burun deliklerini kullanarak ameliyatı gerçekleştiriyorum ve bu bölgedeki anatomik yapıları çok bozmadan doğal bir burun yapıyorum. Bu ameliyatın en güzel yanı ise hem dışarıdan anlaşılmaması hem de burun da bir kesi gerçekleştirilmemesi.

Bu da hastanın kulağına daha hoş gelen bir işlemdir. Evet, doktor bey kesi yapmadan uyguluyor bu işlemi ve burunda hiç bir iz kalmıyor, doğal oluyor, şişlikler ve ödemler çok daha hızlı iniyor. Bütün bu faktörler birleştiği zaman, gerçekten ortaya güzel bir sonuç çıkıyor.

Ameliyattan sonraki süreç ağrılı mı?

Burun ameliyatında ağrı çok nadiren olur. Fakat ortaya rahatsızlık çıkabilir. Bu rahatsızlığın sebebini de şöyle açıklayabiliriz; düşünün normal bir şekilde nefes alıyorsunuz ve ben gelip sizin burnunuza iki adet pamuk tıkıyorum, tabi ki de rahatsız olursunuz bu işlemden sonra. Bunun dışında oldukça rahat bir ameliyat, diğer ameliyatlar ile karşılaştırdığımız zaman daha az ağrısız bir ameliyat. Sadece burunda tampon olacağı için bir süre rahatsızlık çekilecektir o kadar

Liposuction uygulaması yapıyor musunuz?

Yapıyorum, bu ameliyatlarda da İstanbul’ a geldikten sonra biraz trend değişikliği yaptım esasında. Eskiden liposuction işlemi, literatürde de bilinen, neden yaptığımızı gösteren bir gösterge olaraktan incelme ameliyatıdır esasında. Eskiden kilolu insanlara çok fazla yapılmayan bir ameliyattı.

Artık tabii bu değişti, modern hayatın getirdiği hızlı yaşamdan dolayı çok fazla kilo alıyoruz. Modern hayatın getirdiği başka bir dezavantaj ise herkes görselliğe çok daha fazla önem vermeye başladı. Medya, sosyal medya ve tv programları bizi hep zayıf olmaya yönlendiriyor.

Şimdi biz bunun önüne geçemiyoruz ama zayıf olmayan insanlarda da bu depresif alışkanlıklar ortaya çıkartıyor. İnsanlar mutsuzlar, bu mutsuzluktan dolayı kilo da veremiyorlar. Çünkü vakit yok, İstanbul’ da yaşıyoruz hepimiz. Kaç kişinin sabah erkenden kalkıp spora gidecek iradesi var? Ya da akşam erkenden evimize varabiliyor muyuz ki? Gidip spor yapalım veya kendimize bir miktar zaman ayıralım. Bunlara zaman biraz daha az kalıyor, böyle olunca da insanlar bu işin kolayına, ben biraz motivasyona ihtiyacı olduğu için liposuctiona gelen çok fazla hasta biliyorum.

Liposuction uygulamasında kilo sınırlaması var mı?

Bize aldığımız eğitim de ve tecrübede bu işlemleri belirli bir noktaya kadar yapmanın fayda olduğunu bundan daha sonrasında yapmanın hayati riskler açacağını öğrettiler.

Tabii, ben bunun biraz daha böyle olmadığına inanmaya başladım. Yaptığım hastaların sonuçlarından, hastaların geri dönüşlerinden, yüz ifadelerinden ve hayatlarına yansamış olan enerjiden şunu anladım ki liposuction da hastanın kaldırabileceği kadar yağ alınabilir.

Liposuction işleminin sınırı ameliyat sırasında cerrah tarafından belirlenir. Tabii çok detaylı bir işlemdir bunu benim size anlatmam çok zor olacaktır. Fakat ortalama bir liposuction ameliyatında 8-9 litre yağ alımı gerçekleştiriyorum.

Liposuctiondan sonra hastalar kilo almamak için ne yapmalılar?

Hem işlemden sonra hastaya diyet veriyorum hem de kendisini bu konuda elimden geldiğince motive etmeye çalışıyorum.

Mesela, diyorum ki; diğer plastik cerrahlardan veya maddi konuda bir çıkar olmadan bir daha bana gelmemenizi istiyorsak, diyet yapmak zorundayız. Yoksa bu işlemi hiç gerçekleştirmeyelim.

Çünkü, siz düşünün ben bir liposuction işlemi gerçekleştiriyorum fakat hasta kilo alımına devam ediyor. Tabii, benim açımdan işler güzel çünkü, hasta bir daha bana gelip ameliyat olacak. Sonuçta bu işlemden bir maddi kazanç elde ediyoruz. Fakat benim yaklaşımım bu şekilde değil.

Ben şöyle düşünüyorum, hastalarıma bu işlemi uygulamadan önce diyet ve beslenme alışkanlıklarını kesinlikle değiştirmelerini öneriyorum. Daha sonrasında ise hastaya bu uygulamasını söylediğim diyete devam etmesini öneriyoruz.

Artık liposuction işlemleri de kullanılan aletler ile çok kolaylaştı. Lazer ve vaser ile yapılan işlemlerde yağ alma oranı biraz daha düşük oluyor. Yağ alınamaz demiyorum ama biraz daha düşük oluyor.

Liposuction ağrılı bir işlem midir?

Ağrı konusunda evet, bu konuda mütevazi olmayacağım. Evet gerçekten ağrılı bir işlem ama bana sorsalar ki, bu ağrılı işlemi kaldırır mısınız? Evet kaldırırım çünkü önümüz yaz, yazın bir yerde şık görünen vücudumuz ile dinlenmemizin bir bedeli vardır diye düşünüyorum.

Peki liposuction işleminden sonra deride sarkma oluşuyor mu?

Hasta değerlendirmesine göre değişen bir şey bu. Bazı hastalarımızda bu özellikle baştan söylediğim bir şeydir. Bu ameliyat sonrasında sizde sarkma olacak bu yüzden bu ameliyatı karın germe ameliyatı ile kombine etmekte fayda olacaktır diyorum.

Bazı hastalarımızda ise, genç hastalar özellikle tercihim her zaman ciltlerini kendileri toparlamaları ve spor yapmalarıdır. Çünkü bu işlemden sonra hastaya bir hedef veriyorsunuz. Sizin üzerinize gelen sorumluluğu paylaşmış oluyorsunuz. Diyorsunuz ki her şeyi doktorundan bekleme, bir kısmını da kendin başar.

Hastaya da bu sayede motivasyon vermiş oluyoruz. Doktor bey ile beraber yola çıktık, evet. Bir kısmını doktor bey gerçekleştirecek bir kısmını da ben.

Göğüs estetiği hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Göğüs estetiği, tabii biliyorsunuz bizler yani erkekler için göğüs hiç bir şey ifade etmiyor. Hatta büyük olması bizi rahatsız eden bir durum. Çünkü bizim bir kadınsı görünüşe ihtiyacımız yok. Bu bir doğanın kuralı.

Fakat, bayanlar için göğüs çok daha farklı bir özellikte alandır. Özellikle giyimleri, üzerilerine aldıkları kıyafetleri konusunda yardımcı olduğu için bu göğüs estetiğine çok yansır. Göğüs estetiği için çok fazla başvuran hastamız oluyor.

Tabii bunları değerlendirirken kurallarımı hastamıza söylüyoruz. Göğüs estetiği yaptırmak istiyorsa, küçültme veya büyütme.

Cem Elvanlıoğlu: Küçültme daha farklı diyorlar ama.

Dr. İsmayilov: Büyütme ameliyatı biraz daha kolay gerçekleştirilebilen bir ameliyat benim şahsi tecrübelerimden gördüğüm. Çünkü göğüs implantını yerleştirdiğimiz alanda göğüse estetik bir şey yapmıyoruz esasında. Sadece orada olmayan bir alanı doldurmuş oluyoruz.

Medikal malzemeleri seçerken dikkat ettikleriniz nelerdir?

Elimden geldiği kadar bilinen marka, garantisi olan marka ve işin karını veya maddi zararından öte hastaya zarar verebilecek bir malzeme olmaması gerekiyor. Daha çok hasta odaklı bir firmayı tercih ediyorum.

Mesela benim tercihim her zaman FDA onaylı firmalar ile çalışmaktır. Yani hem yemeklerle hem de ilaçlarla ilgili bir kurum var ve bu kurum bir belge veriyor. Bu kurum tarafından onaylanmış olan firmalar ile çalışmayı daha çok tercih ediyorum.

Anladığım kadarıyla CE belgesine pek fazla önem vermiyorsunuz? 

FDA biraz daha iyi olduğunu düşünüyorum bu konuda. Çünkü FDA onayının geçmesi için çok sert kuralları var.

Rahmetli bir hocamız vardı, farmakoloji hocamız Oğuz Hocamız. Bizim toplumumuzdaki kontrolsüz herkesin kendi kafasına göre ilaç kullanmasına çok karşıydı. Hocamız mesela derdi ki; Amerika’ da bir ilacın piyasa sürülmesi yaklaşık olarak 6-7 sene alıyor. İlaçların tanıtılması, hayvanların üzerinde olan deneyler, insanlara verilip yan etkilerinin görülmesi vs. Bu sebepten dolayı biraz Üniversiteden kalan o tarafa doğru bir yönelme var.

Cem Elvanlıoğlu: Zaten Türkiye’ de hekim camiasıda biraz aynı şekilde. Yani Amerika ağırlıklı olarak, eğitimlerde orada daha fazla oluyor.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Kesinlikle çünkü, bu konuda mütevazi olmayacağım bizim Türkiye’ deki cerrahi açısından doktorlarımız, insanlarımızı çok başarılı buluyorum ben. Sadece plastik cerrahi değil, bütün cerrahi deki branşları çok başarılı buluyorum.

Cem Elvanlıoğlu: Buradaki tek sıkıntıları medikal malzemelere kolaylıkla ulaşamamaları. Siz özel sektörde çalıştığınız için, biz daha çok devletle beraber çalışıyoruz biraz daha iç içeyiz bu durumla. Özel sektörde de tabii hastalara bir maliyet farkı oluyor. Bu malzemelerde de tabi ki de bazı hastalar pek uygun görmüyor. Sonuçta sizde bir hizmet veriyorsunuz hizmetinizin karşılığını almak istiyorsunuz. Medikal malzemeleri satan kişide aynı şekilde malzemelerinin karşılığını almak istiyor. Tabi bunlar biraz da olsa işi sınırlıyor, özellikle Euro ve Dolar’ ın geldiği yerleri düşünürsek fiyatlarda ister istemez bir artış var.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Ben bu konuda biraz daha şanslıyım çünkü öyle kullandığım çok fazla bir malzeme yok. Bu durumun plastik cerrahi camiasını çok etkileyen bir durum olduğunu düşünmüyorum. Diğer cerrahi branşları veya diğer tıp alanındaki birimleri etkiliyor ise buna bir şey diyemeyeceğim. Bu konuda pek bilgi sahibi değilim maalesef.

Cem Elvanlıoğlu: Toparlamak gerekirse, estetik işini yapıyorsunuz bu işinize İstanbul’ da devam ediyorsunuz. Umarım bundan sonra İstanbul’ da daha iyi günler yaşarsınız.

Op. Dr. Turab İsmayilov: Umarım. Tabii amacımız birinci felsefem, herkese katkıda bulunmak. Hastalarıma onları mutlu etmek, onlara hayatındaki sıkıntıları çünkü estetik olarak yaptığımız müdahalelerde doğan mutluluk birinin hayatını değiştirmeye yetiyor. Bakıyorsunuz ki hani bir burun ameliyatı gerçekleştirdik. Tabi bizim açımızdan cerrahi olarak işi küçümsemek değil ama zordur, takibi zordur gerçekten de zor gerçekleştirilen bir işlemdir. Fakat, diğer cerrahi branşlarla karşılaştırıldığında hayati derecede bir önem taşımıyor. Yine de bu operasyonlar da hastayı inanılmaz bir şekilde mutlu ediyor. Hasta mutlu olunca da bizde mutlu oluyoruz.

Search

+




SORU SOR
WhatsApp WhatsApp İletişim